31Ağustos
- by admin

NEDEN BU ETKİNLİĞİ YAPIYORUZ?

Son yıllarda ebeveynler, öğretmenler ve çocuklarla yakın ilişki içinde olan herkes baş etmekte zorlandıkları çocuklardan söz etmekte. Bu çocuklar farklı düşünüyor, farklı davranıyor, farklı gelişiyorlar. Alışılmışın dışında bir varlık göstermeleri nedeniyle uyumsuz, sorunlu, hiperaktif, dislektik, engelli, otistik, vb… olarak tanımlanıyorlar. Yetişkinleri zorlayan bu çocuklarda yaygın eğitim yöntemlerinin işe yaramadığı, hatta olumsuz sonuçlara yol açtığı açıkca görülmekte. Aileler ve öğretmenler ne yapacaklarını bilemez durumdalar.

Peki ama sorun gerçekten bu çocuklarda mı?

Bilimsel çalışmalar maddî evrenimizin “yaşam bilgisi taşıyan enerji”den oluştuğunu söylemekte. Tüm çocuklar bu saf ve yaratıcı yaşam enerjisi ile yüklü olarak dünyaya gelirler. Her biri sonsuz zekanın yeryüzünde açan tomurcuğudur ve bu “zeka”, çoğunlukla sandığımız gibi sadece analitik-doğrusal düşünme becerisiyle de sınırlı değildir; o kendisini sayısız çeşitlilikte, sınırsızca ifade eder. Ve her çocuk “ihtiyaç duyduğu” deneyime, bilgiye ve bu kaynağa ulaşma potansiyeli ile doğar. Yaşamın sonsuz çeşitliliği içinde her biri biriciktir ve gerçekleştirilmeyi bekleyen benzersiz bir yaşam amacına sahiptir. Çocuklar bize evrenin hiç bitmeyen sevgisini ve umudunu taşırlar, her biri bize hediyedir.

Bizler çocuklarımıza bakarken bunları görebiliyor muyuz? Yoksa gördüklerimiz bizim hayallerimiz, geleceğimiz ve beklentilerimiz mi? Hiç farkında olmadan, bir papatyadan bir gelincik olmasını istiyor olabilir miyiz?  Eğer böyleyse, aslında çocuklarımızı görmüyoruz  demektir ve bu yazık ki, onların var olmalarına izin vermediğimiz anlamına gelir.

İçinde bulunduğumuz dönemde ebeveynler çocuklarının kendilerine özgü yapılarını görmek ve kabul etmek durumundadırlar. Bu kabul, kafalarındaki ideal çocuk profiliyle kendi çocukları arasındaki farkı da içermektedir. Ve bu atılacak ilk adımdır. Sonraki adım ise, kendini görmektir. Çünkü, ebeveynlik aynı zamanda kendinin ve sınırlarının bilincinde olmayı da gerektirir.